renk vermemek.
insan ne oldum değil, neaber demeli sevgili okur. gözlerinin çipilini yediğiminin okuru. az takipçili, öz takipçili, yine baharlar gelecek sana söz takipçili muhteşem blogların bebiş okuru. neaber, iyisin? kadınlar için saç boyalarında yeni renklendirme sistemi filan varsa çok bilmiyorum, pantone'lar mantonlar çıktı şimdi, ama eskiden yanar döner isimler takıyolardı saç renklerine, hastasıydım. bilmiyorum hâlâ öyle mi. "yakıcı viyole", "çarpıcı bakır", "kızıl cazibe"... gerçi bence bu üç renk birbirinin NET aynısı da. neyse. kadınlarımız görüyor o aradaki farkı. konu kozmetik oldu mu, milyonlarca rengi birbirinden adeta bitcoin mayıncılığı yapan bi mega bilgisayar gibi ayırabiliyolar. bu cinsiyetçiliğe girer mi bilmiyorum ama bence muazzam bi özellik. beni herhalde renk kataloglu bi odada on sene de bıraksan ben yine "bu sarı", "bu kırmızımsı gibi", "he bunu biliyom petrol yeşili" falan derim. renkler konusunda dümdüz bi...